Ingiltere’ye turist olarak ilk gidişim ve Worldbridge ile ilk karşılaşmam sene 2008. Başvurumu internetten yaptım zaten başka da bir yöntem yoktu o zaman, formum, fotoğraflarım,vize ücreti, belgelerim ve ben hazırız! Hazırım ama gene de neyle karşılaşacağını bilmemek endişe düzeyini arttırıyor. Worldbridge’e ulaştığımızda önce şaşırıyorum büyük bir binanın giriş katında oldukça basit ve sıradan görünüyor ilk anda. Kapıda bekleyenler var, benim de randevum var acaba nasıl işliyor sistem ben mi haber veriyorum geldiğimi onlar mı beni çağırıyor diye bakınır ve düşünürken bir güvenlik görevlisi kapıyı araladı hemen yanına gidip ismimi söyledim beni içeri aldı. Kapıda her türlü özel eşyaları bırakıp içeri girdim ve kayıt yaptırdım girişteki bankoda sonra verdikleri numara ile beklemeye başladım. Hiç de fena değildi içeride işler, görünürde saat gibi işliyordu banka şubesinde bekler gibi sıran geldikçe kalkıp ilgili bankoya gidiyorsun ve evraklarını veriyorsun. Ben de heyecanla benim numaramı bekledim ve sıra geldiğinde hızlı adımlarla bankoma gittim.
İngiltere'ye gelirken, İngiltere'de yaşarken ve İngiltere'den dönerken faydalı olacak detaylar.
Showing posts with label ingiltere vize başvurusu. Show all posts
Showing posts with label ingiltere vize başvurusu. Show all posts
24 June 2009
24 May 2009
Worldbridge Maceraları-I Biometrics
Vize başvurusu yapmış ya da yapacak olan herkes bilir ki vize başvurusu için muhatap olunacak kurum Worldbridge’tir. Bu kurum konsolosluğun idari işlerini devrettiği yerdir, evrakların toplanması, parmak izni alınması, digital fotoğraf çekilmesi ve konsolosluğa evrakların gönderilmesi, konsolosluk kararı sonrası gelen evrakların dağıtımı görevlerini yürütür ama bazen çalışanların o soğuk tavrı ve soruları vize kararını onlar veriyormuş havası yaratır. Genel olarak Worldbridge ofislerinde çalışanların etkisiyle soğuk ve gergin bir hava eser. Bu konudaki istikrarın korunması, bu bir şirket politikasıdır izlenimi yaratır, örneğin İstanbul’daki gerginliğin sebebini karmaşaya verirken ve İzmir’de daha rahat sakin bir ortam beklerken orada da aynı karşılamayı görüp şaşkınlığınızı gizleyemezsiniz. Bu şaşkınlığınızı içinizde tutamayıp gözlemlerinizi Worldbridge merkeze yazdığınızda da “Yok efendim biz de müşteri memnuniyeti esastır bizimkilere de öyle eğitim veriyoruz” şeklinde bir cevap gelir. En azından hemen ilgilenir ve cevap verirler bu da güzel bir şey ama İngiliz yaklaşımı genelde de şikayetin konusunu kabul etmezler “yok efendim size öyle gelmiştir” tavrı takınılır, bir bakalım araştıralım denmez. Neyse bu süreçte zaten vize alabilmek temel amaçtır gerisini görmezsiniz bile, başvuru günü biraz sinirler gerilir ama sonra unutur gidersiniz vize sonucunu ve zamanını düşünmekten başka bir şeye konsantre olamazsınız. Her ne kadar böyle desem de İzmir Worldbridge’de görevlinin tavrına olan kızgınlığımdan digital fotoğraf çekilirken o anki öfkeyle feci bir poz verdim malum zaten gülmek yok bir de üstüne öfke binince evlere şenlik bir fotoğraf oldu, o fotoğrafı bakıp bana vize vermezler mi diye düşünmedim değil. Ne ilginçtir ki aylar sonra İngiltere’de Home Office’te tekrar digital fotoğraf çekilirken inanılmaz tatlı, sevimli ve yardımcı bir İngiliz bayanla şakalaşarak, gülerek bu aşamayı keyifle atlattım hatta zaman harcayıp “bak bu olmadı bir daha çekelim, at saçını kenara, hah tamam bu güzel oldu” diye emek bile harcadı resmi fotoğraf için. Kıssadan hisse bazen bizimkiler Kraldan çok Kralcı davranıyorlar.
Sezin
Subscribe to:
Posts (Atom)