08 September 2012

İngiltereye Yerleşmek-Ekşi Sözlükte

Evet ne zamandır yoktum ortalarda, gelen yorumlar beni geri çekti açıkcası. Daha paylaşacaklarım var. Bu arada nette gezinirken blogumu ekşi sözlükte takip edilesi bloglar arasında gördüm çok mutlu oldum:) teşekkürler maidis.

25 January 2012

İngiltere'de Ne iş Yapılır-I?

İngiltere'ye öğrenci ya da işyerinizden transfer ile geldiyseniz iş anlamında hayatınız kolay. Öğrenciler okulları aracılığıyla dil pratiği yapmalarını sağlayan part-time işlere kolaylıkla girebiliyor. Örneğin Cafe Nero'da barista olmak, diş doktoru asistanı vb işler bulunuyor. Türkiye'deki ofisiniz sizi İngiltere ofisine transfer ettiyse süper her şey hazır. Gelelim diğer seçeneğe benim gibi eş durumundan gittiyseniz işler biraz daha zor. Sıfırdan kendiniz iş piyasasını anlayıp var olmak zorundasınız. İngiltere her ne kadar multicultural-farklı kültürleri barındıran bir yapıya sahip olsa da sonradan fark ediyorsunuz bu farklı kültürler aslında ikinci, üçüncü jenerasyon. Yani İngiltere'de doğmuş bir Hint asıllı İngiliz vatandaşının ya da orada doğmuş bir Türkün işi, sonradan giden kişiye oranla daha kolay. Neden derseniz öncelikle sizi ve geçmişinizi anlayıp değerlendiremiyorlar. Eğitim durumunuza bakıldığında Türkiye'deki okulları tanımadıkları için sizi bir yere koyamıyorlar, en iyi okullar bile olsa Türkiye'de gittiğiniz lisenin, üniversitenin İngiliz İK uzmanları gözünde pek anlamı yok. Onun yerine İngiltere'deki çok daha alt seviye bir okuldan mezun birini tercih edebilirler. Aynı durum iş deneyimi için de geçerli, Koç'ta Sabancı da ya da başka büyük bir kurumda çalışmış olun gene İngiliz İK uzmanı bu şirketleri tanımadığı için sizi ve deneyiminizi anlamayacak. Bir de açıkcası kriz, artan işsizlik oranı gündemdeyken sizinle uğraşmayacak bildik anlaşılır cv'ler arasından seçim yapacak. Bir diğer konu dil konusunda tereddüt duyacak acaba ne kadar iyi İngilizce konuşuyor diyecek. Tüm bu riskler ve belirsizlikle sebebiyle çoğu kez cv'niz kenara konulacak. Son durumda da İngiltere'de iş deneyiminiz yok denecek:) yumurta-tavuk ilişkisi, onlar size bu fırsatı vermedikçe zaten hiç bir zaman İngiltere'de iş deneyimi tecrübesi yaşayamayacaksınız! 

08 January 2012

Uzak Kaldım Bir Süredir

Uzak kaldım bir süredir, çok şey oldu, isteyerek döndük Türkiye'ye. Tabii ki daha İngiltere'de yaşam ile paylaşacağım çok şey var. Bunları paylaştıktan sonra dönmek isteyenlere yol göstersin diye Türkiye'ye dönüş hakkında yazacağım, sonra bir de yabancı ile evlilik konusu var ki o kadar uzmanlık istiyor:)

Görüşmek üzere,

28 February 2011

İngiltere'de kiralık ev bulmak

İngiltere'de kiralık ev arayışı oldukça pratik, işin en basit tarafı bu bölümü açıkcası. Çoğu ev ilanına web sitelerinden ulaşmak mümkün, ayrıca ilginizi çeken bölgeye gidip tur attığınızda emlak acentası ilanlarını rahatlıkla fark edip bağlantıya geçebilirsiniz. Aşağıdaki siteler online ilan bulmada faydalı olabilir;

Eğer oda arıyorsanız sarı sayfalar şeklindeki web siteleri daha çok işinize yaracaktır. 

Emlak Komisyon Tutarları

İşin mali boyutu Türkiye'ye kıyasla biraz farklı, bizde sadece kiracı emlakçıya komisyon verirken İngiltere'de emlak komisyonu ev sahibi ve kiracı arasında paylaşılıyor. Tabii bu durum kiracı için avantajlı, daha az komisyon bedeli ödüyor. Örneğin Türkiye'de genelde bir aylık kira bedeli olan komisyon tutarı, İngiltere'de bir aylık kira bedelinin %30-35'i.

26 February 2011

İngiltere'de ev kiralamak-II-kira sözleşmesini sonlandırmak

Tenancy Contract:Rolling Contract/Fixed Contract

İngiltere'de ev kiralama genelde acentalar aracılığıyla yapılıyor, bunun artıları da var tabii, her şey profesyonel ve objektif ancak aynı zamanda katı ve kuralcı. 1 senelik kira kontratı yaptıysanız bu süre içinde çıkarsanız tüm kirayı ödemeniz gerekiyor. Bu kural Türkiye'de de var ama pratikte çok nadir uygulanıyor, bir aylık ihbar verip kontratı sonlandırırız genelde. Acenta ile yaptığınız bir kira kontratında bunu unutun o yüzden minimum süre ile sözleşme yapmak en iyisi, hayat bu belli olmuyor. Hatta acenta yetkilisine peki öldük diyelim o zaman ne olacak dediğimizde gene kalan kiranın ödenmesi gerekir diye cevap verdi bize! Bu işi garantiye almak için de sözleşmeyi evde kalan herkesle yapıyorlar, Örneğin bizde sözleşme tarafı hem ben hem de eşim oldu, ikimizden de imza aldılar. İmzalanan sözleşmenin türü Assured Shorthold Tenancy.

Yeni yazılar geliyor!

İngiltere'de kira kontratının bitişi, evden çıkma, tercüman olarak çalışma, NHS, council tercümanlık beklentileri ve süreçleri, Türkiye'ye geri dönme çalışmaları ve diğerleri hakkında yazılar geliyor, çok yakında!...


sevgiler,

Sezin

10 February 2010

3 Monthly Home Inspection

Var mı böyle bir şey başka bir ülkede çok merak ediyorum. Evinizi kiraladınız mutlu mesut yeni evinize taşındınız.
Hop 2,5 ay sonra emlak acentasından bir mektup, haftaya size geliyoruz teftiş için. Nasıl yani?
Hani ben yabancıyım İngiltere'ye bana mı garip geldi dedim baktım hangi İngilizle konuşsam onlar da şaşırdı. Yeni bir uygulamaymış, ev sahibi isterse emlak acentası 3 aylık dönemler içinde kiralanan eve gelip evi düzgün ve şartlara göre kullanıyormuyuz diye kontrol edermiş. Şahsen bu feci bir uygulama olarak görüyorum bunu, oturduğunuz yeri eviniz olarak benimsemenizi zorlaştıracak bir uygulama. Depozit eve zarar verirseniz diye ödeniyor 3 aylık kontroller niye anlamak zor. Çok gereksiz ve sinir bozucu bir uygulama. Böyle uygulamalara İngiltere'deki masraf yaratma konusundaki yaratıcı çalışmalar diyoruz. Bu çalışma sebebiyle tabii ki ev sahibi emlak acentasına para ödüyor, emlak acentasının yaptığı ise gelip 2 dakika tavana, sağa sola bakmaktan ibaret. Ortada kayda değer bir hizmet veya bu hizmete ihtiyaç yok ama para bir cepten ötekine giriyor, sanal bir ticaret oluşuyor gene.

İşe Alım Parodisi

İngiltere'yi Türkiye ile kıyaslarken ileri bir ülke diye genellemek doğru değil, netekim aksini gösteren örnekler çok.

En belirgin sorunlardan biri her adımda mektup kullanılması, bu sebeple beş dakikada çözülebilecek bir konu 1 ayı alabiliyor, mektup yazılacak, gönderilecek, karşı taraf alıp değerlendirecek ve cevap yazacak. Telefonu geçtim, email olsa o da iyi ama hala mektuba sımsıkı sarılmış bir iş hayatı var burada. 

02 December 2009

İngiltere kime cennet?

İngiltere malum herkese cennet değil. İşin yoksa, cennet devlet bakıyor, az biraz iş göremez durumun varsa gene cennet devlet gene bakıyor. Üstüne üstülük aylık verilen ödenekle kalmıyorsun, belediye ev veriyor, daire değil çoğu zaman bayağ ev veriyor bahçeli, 2-3 katlı. Hele çocuk sayısı çok ise 4-5 falan bu durumda ciddi güzel villada oturabiliyorsun. Geçtiğimiz aylarda böyle bir yazı vardı gazetelerde. 7 çocuklu Pakistanlı bir aileye başka yerde yeteri kadar büyük bir ev bulamadıkları için belediye Londra'da ünlülerin oturduğu lüks bir semtte büyük bir müstakil ev tahsis etmişti.
Devam edersek, aylık ödenek var, ev belediyeden, burada ciddi bir fatura olan aylık 400-500 lira olan belediye vergisinden muhaf olursun. Çocuk için, vergi kazancı, çocuk ödeneği alırsın. Sonra sinama, tiyatro vb daha çok yerde indirim alırsın, alırsın da alırsın. Peki o zaman niye çalışırsın ki?

Gözünü sevdiğim Türkiyem!

Bayanların canını sıkan bir deneyimdir evlilik sonrası yasal kurumlarda soyadı değişikliği.
Bir de yabancı bir ülkedeyseniz bu işlemler iki katına çıkar, tatsız bir hal alır benim şu anda yaşadığım gibi.
Başlığa konu olacak şekilde bu değişim sürecinde Konsolosluğumuz, İngiliz Home Office'e büyük fark attı, hizmet şekli, zamanlama, maliyet vb çoğu konuda. Bazı şeyler vitrinde hoş görünür ama içine girdiğinizde çok büyük hayalkırıklığı yaşarsınız, İngiltere örneğinde olduğu gibi.